20140318-134253.jpg

Yalova Platformu’ndan adaylara çağrı

Yalova’da önemli çalışmalara imza atan Yalova Platformu yerel seçime sayılı günler kala yerel yöneticilere uyarılarda bulunarak doğaya saygılı, sosyal, katılımcı bir yerel yönetim istediklerini belirtti.

Yapılan açıklamada ise, “Yerel yönetime talip olanlar dev proje söylemlerini bir kenara bırakıp rant çevreleri için değil kamusal, sosyal bir belediyecilik anlayışı doğrultusunda gerçekten halk yararına, doğa yararına, köylü ve kentli yararına, yaşamı kimseyi yok etmeden hep birlikte yaşayabilme adına gerçek projelerini açıklayana dek tüm oylarımız saklıdır” denildi.

Yalova Platformundan yapılan yazılı açıklamada ise şu sözlere yer verildi;

“Yerel seçim tarihinin yaklaştığı şu günlerde hepimiz, kendimiz ve çevremizdekiler için, geleceğimiz için, Yalova için en iyi adayı belirleme süreci içerisindeyiz. Peki ya yerel yönetime talip olan aday ve siyasi partilere aşağıdaki soruları hiç soruyor musunuz? Bu konularda ne yapmayı düşündüklerine dair herhangi bir bilginiz var mı?

1. 17 Ağustos Depremi’nden bugüne geçen süreçte gereken dersleri çıkardığınızı düşünüyor musunuz? Eğer düşünüyorsanız deprem sonrası toplanma- geçici barınma alanı amacıyla kullanılan Arboretum ve TİGEM arazisini de elden çıkardıktan sonra bir sonraki olası afette bu amaç doğrultusunda nereyi kullanmayı planlıyorsunuz?
Deprem zamanı sahra hastanesi olarak çok önemli bir rol üstlenen ve çevresindeki pek çok bina yıkılırken dimdik ayakta kalan Atatürk Stadı’nın bulunduğu alanın kamuoyunda tartışıldığı üzere yüksek yoğunluklu konut alanına dönüştürülmesi halinde, bir sonraki afette yaralılarımızı toplayacağımız, ilk müdahalelerini yapacağımız alanlar nereler olacak?
En son geçtiğimiz ay Yalova’da konuşan İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan “İstanbul depremi” diye anılan olası depremin İstanbul kıyılarından 15-20 kilometre açıkta olacağını, dolayısıyla Yalova’nın 50 kilometre ilerisinde bir depremin söz konusu olduğunu ve bu depremden en çok etkilenecek yerlerin de İstanbul’un Avrupa Yakası ve Yalova olacağını belirtmişken siz de kıyı alanlarını, tarım alanlarını, kaygan zemine sahip olduğu herkesçe bilinen bölgeleri yapılaşmaya açmayı, imar planlarıyla oynamayı Yalova’ya hizmet olarak görenlerden misiniz?
Deprem tehlikesi Yalova için bu kadar gerçekken ve olası bir felakette Yalova’da halkın toplanabileceği, tedavi edilebileceği geniş alanlar parmakla sayılırken, Yalova Şehir stadı alanının konut alanına çevrilmesinde, Arboretum arazisinin otellere tahsis edilmesinde ne gibi bir kamu yararı olduğunu düşünüyorsunuz?
2. 1999 Depreminde yol açtığı kimyasal sızıntı hala hafızalarımızdayken geçtiğimiz yıl elyaf mamul deposunda çıkan yangınla bir kez daha bizlere korku saçan AKSA’nın, Yalova’nın havasını, suyunu, denizini, doğasını, insanını hiçe sayarcasına büyümesi ve genişlemesiyle ilgili söyleyecek en ufak bir sözünüz var mı?
Yine aynı firmanın, kimyasal tankları yetmezmiş gibi, bu tankların hemen yakınına ve fay hattının üzerine güvenlik ve koruma önlemlerinin yeterliliği halen tartışma konusu olan bir de kömür yakıtlı termik santral kurmasının her gün zehir solumak ve diken üstünde uyumak dışında bölge insanına, Yalovalılara ne gibi yararları vardır?
3. Yalova’da yaşanan su sorunu herkesin malumuyken kentleşmenin ve OSB’lerin daha çok teşvik edildiği, özellikle büyük ölçekli turizm ve sanayi tesislerinin her yıl giderek daha çok su çektiği “yaşanabilir, mutlu bir Yalova” gerçekten mümkün mü?
Özellikle Güneyköy- Paşakent- Kurtköy- Hamzalı bölgesinde, artarak faaliyet gösteren taş ocakları dağlarımızdaki, ormanlarımızdaki suları günbegün emerken, kirletirken, yok ederken kent ve köylerde yaşayan Yalovalılar olarak susuzluğa, su kesintilerine alışmamız; “kaderse çekilir” dememiz mi bekleniyor?
Yalova’nın tek içme suyu havzası olan Gökçe Barajı ve çevresinin imara açılması girişimlerinin ve Termal kaplıca sularının aşırı kullanımının Yalova’nın su varlığının korunması ile bağdaşan neresi var?
4. Tüm Yalovalıların gurur duyduğu, eşsiz güzellikteki ormanlarımıza, doğamıza şimdiden büyük hasar vermeye başlamış, bir kanser hücresi gibi hızla yayılan, civar köy ve mahallelerdeki insanların sağlığını ve bölgedeki tüm canlı yaşamını hiçe sayan taş ocakları hakkında ne düşünüyorsunuz?
5. Heyelan alanlarını, dere yataklarını, ovaları imara açmak ve 650.000 ya da 1.000.000 nüfuslu bir kent hayal etmek sizce Yalova’ya yapılan bir iyilik mi yoksa bir kötülük mü? Böylesi bir vizyonun Yalova’nın % 60 oranındaki yeşil alanları, sahip olduğu doğal güzellikler ve olası bir depremde yaşanabilecekler de hesaba katıldığında nasıl bir etkisi olacağını düşünüyorsunuz?
Kamu yararını hiçe sayarcasına uygulanan imar planı değişikliklerini devam ettirmeyi düşünüyor musunuz? Planlar hazırlanırken, “kamu yararı ilkesini “ön planda tutma ve katılımcılığı sağlama gibi bir görev ve sorumluluğunuz olduğunun farkında mısınız?
6. Altınova bölgesinde, ana fayın üzerine, deprem gerçeğini inkâr ederek ve bölgedeki insanlar için istihdam alanı açacağı yalanı ile İstanbul dışına itilen tersanelerle denizin doldurulması, 1.sınıf verimli tarım alanlarının yok edilmesi pahasına Hersek bölgesinde alan tahsis edilmesi doğru bir seçim midir?
7. Türkiye’nin en küçük kenti olmasına rağmen, şimdiden büyük şehirlerin trafiğini aratmayan bu trafiği yaşamak Yalovalılar olarak kaderimiz mi? Yalova’daki trafiği azaltmanın yolu sizce bisiklet yollarını kaldırmak ve daha çok otopark yapmaktan mı geçiyor? Kentin gerçekten sürdürülebilir, rahat, ferah ve ucuz bir ulaşım sistemine sahip olması yolunda ne gibi ciddi projeleriniz var?
Yalova’da her gün mesai çıkışında kilitlenen yollarda oluşan trafik sıkışıklığı kaynaklı gürültü kirliliği ve egzoz gazları kaynaklı hava kirliliği konusunda bir çözüm öneriniz var mı?
Yalova’nın nüfusunu 1 milyonun üzerine çıkartacağı konuşulan Körfez Köprüsü ve Otoyol çalışmasının doğuracağı sonuçlara ne derece hazırlıklısınız? Bu konuda ne gibi planlarınız ya da önlemleriniz var?
8. Her biri birbirinden eşsiz, canlı çeşitliliği açısından çok zengin ve doğa turizmi açısından da çok önemli bir yere sahip olan yaylalarımızda (Delmece, Karlık, Erikli…) giderek artan yapılaşma faaliyetleri, suların azalması, doğal alanların giderek yok olması konusunda ne gibi hassasiyetleriniz var?
Yalova’daki Sokak hayvanlarına yönelik barınak ve veterinerlik hizmetlerini yeterli buluyor musunuz? Bu hizmetlerin iyileştirilmesi konusunda neler yapmayı düşünüyorsunuz?
9.Kentsel dönüşüm adı altında Yalova’da, başta Bağlarbaşı Mahallesi olmak üzere çeşitli mahallelerde gerçekleştirilmesi planlanan yıkımlar insanları konut sahibi yapmayı mı yoksa Yalova’nın rantı yüksek bölgelerine el koyarak birilerini zengin etmeyi mi amaçlamaktadır?
10.Ve şimdi sizle birlikte biz de, Yalova Platformu olarak, siyasi parti farkı gözetmeksizin tüm adaylara soruyoruz: Yönetime seçildiğiniz takdirde yukarıdaki konularda ne yapmayı düşünüyorsunuz? Giderek nüfusu artan, şehir içi trafiği tam bir keşmekeşe dönen, huzur ve dinginlik mekânı olmaktan çıkıp etrafındaki büyük şehirlerin bir kopyası olma yolunda hızla ilerleyen Yalova’yı daha yaşanabilir, daha temiz, daha yeşil ve huzurlu bir kent yapmak için ne tür ciddi fikir ve projeleriniz var? Bu konuda ne kadar samimisiniz?
Yalova ve bölgesindeki çevre ve kent sorunlarına dikkat çekmek için kurulan ve bu doğrultuda mücadelesini sürdüren Yalova Platformu olarak bizler halkın kent içerisinde az da olsa nefes alabildiği mekânları konut alanına çevirip inşaat sektörüne peşkeş çekmenin Türkiye’de artık moda haline gelen bir belediyecilik anlayışı olduğunun farkındayız. Oysa rant çevrelerinin cebini doldurmaktan ve halka daha fazla yoksulluk, toprağa daha fazla zarar, topluma daha fazla tüketim, canlılara daha fazla ölüm getirmekten başka bir işe yaramayan “dev projelere” artık bizim karnımız tok! Şunu artık çok iyi biliyoruz ki nerede “dev bir proje” varsa orada dev bir yıkım var, gözyaşı var, hak ihlali var, doğa ve çevreyi hiçe sayma var.
Yalova’nın AVM’lerine değil ormanlarına, termik santraline değil temiz havasına, rantına değil doğasına, trafik ve kargaşasına değil huzur ve sakinliğine sevdalı Yalovalılar olarak parti gözetmeksizin tüm adaylara son kez sesleniyor ve halkımıza çağrıda bulunuyoruz:
Yaşam bizimdir! Çarşılar, pazarlar, stadlar, okullar, parklar, meydanlar, ormanlar, yaylalar, şelaleler, denizler, çınar ağaçları, nergisler, papatyalar ve tüm çiçekler bizimdir ve yerel yönetime talip olanlar dev proje söylemlerini bir kenara bırakıp rant çevreleri için değil kamusal, sosyal bir belediyecilik anlayışı doğrultusunda gerçekten halk yararına, doğa yararına, köylü ve kentli yararına, yaşamı kimseyi yok etmeden hep birlikte yaşayabilme adına gerçek projelerini açıklayana dek tüm oylarımız saklıdır”

Benzer Haberler

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Yalova'nın Gururu © 2013 - Tüm Hakları Saklıdır.

>